Tarih : 22 Mayıs 2008, Perşembe 
Okunma Sayısı : 40

Hükümet: Yargıtay kapatma davasına taraf olmuştur
Hükümet: Yargıtay kapatma davasına taraf olmuştur

Yargıtay Başkanlar Kurulunun sert bildirisine, AK Parti iktidarı aynı sertlikte bir bildiriyle yanıt verdi. Bildirinin demokratik ve hukuki meşruiyetinin bulunmadığını savunan AK Parti, Yargıtay Başkanlar Kurulunun Anayasa Mahkemesinde görülmekte olan davaların tarafı olduğunu savundu. Başbakan Erdoğanın başkanlığında yapılan üçlü zirvede kararlaştırılan bildirinin açıklanması için özellikle Meclis seçildi. Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek bildiriyi okuduktan sonra soru kabul etmedi. Çiçekin kamuoyuna duyurduğu bildiri ile Yargıtay bildirisine verilen yanıtlar:

DEMOKRASİ ADINA TALİHSİZLİK: Yargıtay Başkanlar Kurulunun yayınladığı bildiri demokrasimiz ve hukuk sistemimiz adına çok büyük bir talihsizlik olmuştur.

ANAYASAYA GÖRE YETKİSİ YOK: Her şeyden önce Yargıtay Başkanlar Kurulu, bildiri yayınlamak gibi bir görev ve yetkiye kesinlikle sahip değildir. Ne anayasamız ne de yasalarımız Yargıtay Başkanlar Kuruluna böyle bir görev ve yetki vermemiştir.

MEŞRUİYETİ YOKTUR: Bildirinin yalnızca demokratik meşruiyeti değil, hukuki meşruiyeti de yoktur. Bu siyasi bir bildiridir ve hiçbir şekilde kabul edilemez. Dikkat çekici bir başka husus da Yargıtay Başkanlar Kurulunun, milletimiz adına ve bütün bir yargı erkini temsilen konuşma hakkını kendin de görmesidir. Anayasamıza göre yargı, millet adına karar vermektedir. Ancak bu durum millet adına konuşma yetkisine sahip olduğu anlamına gelmez. Milletimizden aldığı temsil yetkisiyle görev yapan yasama ve yürütme organlarını hedef alma hakkı vermez.

İDDİANAME KUTSANIYOR: Bildirinin içeriği birçok açıdan sorunludur. Yargıtay Başkanlar Kurulu, Anayasa Mahkemesinde görülmekte olan parti kapatma davası bağlamında iddianameyi kutsayan ve eleştirilemez kabul eden bir yaklaşımla iddianameden yana davaya taraf olmuştur.

HUKUK DIŞI TAVIR: Anayasanın 10. 42. maddelerindeki değişiklikle (üniversitelerde türban serbestisi) ilgili davanın Anayasa Mahkemesinde karara bağlanma arifesinde yayınlanan bu bildiri, açıkça mahkemeyi etkilemeye yönelik hukuk dışı bir tavırdır.

ANAYASAYI İHLAL: Kamuoyundaki tartışmaları yargı bağımsızlığına müdahale sayan Yargıtay Başkanlar Kurulu bildiriyle yüksek mahkemede görülmekte olan davalara taraf yapılmış, Anayasanın 138. maddesi bizzat kendileri tarafından ihlal edilmiştir.

MUHALEFET GİBİ: Yasama ve yürütme faaliyetlerine katılmak bu çerçeve de tartışmalarda yer almak, demokratik hukuk sistemimizde siyasi bir iştir. Yargıtay Başkanlar Kurulu, bir siyasi parti organı değildir, siyasi tartışmaların tarafı olamaz, muhalefet partisi gibi davranamaz.

Yargıtay, yargıya muhtıra verdi!..

Yargıtay, dün 27 Nisan benzeri bir bildiri yayınlayarak Anayasa Mahkemesine AK Partiyi kapatma çağrısı yaptı. Bildiride, başsavcının açtığı kapatma davasının "kurumsal olduğu" özellikle vurgulandı

Anayasa Mahkemesi, AK Parti davasını da yakından ilgilendiren türbanla ilgili Anayasa değişikliğini görüşmeye hazırlanırken Yargıtaydan bu değişikliği de içeren, son yılların en sert bildirisi geldi. Yargıtay Başkanlar Kurulu imzasıyla yayınlanan bildiride, Yargıtay Başsavcısının AK Partiye açtığı kapatma davasının "Kurumsal olduğu" özellikle vurgulandı ve buna ilişkin eleştirilere muhtıra gibi yanıt verilerek Anayasa Mahkemesinin Ak Partiyi kapatması gerektiği ima edildi. Yargıtay Başkanlar Kurulunun dünkü toplantısı sonunda, Cumhurbaşkanı seçim sürecindeki Genelkurmayın 27 Nisan e-muhtırası benzeri, 5 sayfalık ağır bir bildiri yayınlandı.

TÜRBANDA HIZ
"Cumhuriyetin temel niteliklerinin tartışmalara ve yeni tanımlamalara konu edilmesinden ve yargıya yönelik saldırıların artmasından duyulan kaygı"nın sonucu olarak yayınlandığı ifade edilen bildiride öncelikle "Sivil Anayasa" hazırlıkları eleştirildi. Yeni anayasa çalışması askıya alınırken Anayasa Mahkemesi gündeminde bulunan, AK Parti davasını da yakından ilgilendiren "türban düzenlemesi" ile ilgili şöyle denildi: Toplumun yoğun ve isabetli refleksi, anılan taslağın yasalaştırılması girişiminde duraksama yaratmış; ancak Anayasanın 10 ve 42nci maddeleriyle ilgili değişiklik engellenemeyen bir hızla yasalaştırılmıştır." Bildiride, AK Parti hakkındaki davaya özel vurgu yapıldı.

BAŞSAVCIYA HUSUMET
Yargıtay Başsavcılığının Anayasa ve yasaların verdiği sorumluluğun sonucu olarak AK Parti davasını açtığı belirtilen bildiride, "Ne var ki talebin muhatapları ve onun yandaşları, iddianamenin kurumsal olduğu gerçeğini gözardı ederek, akla mantığa ve hukuka aykırı tavır, sözlem ve yazılarla ve hatta çoğu suç teşkil eden davranışlarla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısını, toplumun tepki ve husumetine muhatap kılmaya yönelmişlerdir" denildi.

HER YOL DENENİYOR
Başkanlar Kurulu, AK Parti davasındaki, "üçüncü yol arayışları" ve AB temsilcilerinin açıklamalarını içeren güncel gelişmeleri de şöyle eleştirdi: "Yargı huzurunda, kendini ve siyasi teşekkülünü hukuka uygunluk içinde savunmak, ithamların asılsızlığı inancına sahip olunuyorsa kendi karşı kanıtları ve gerekçeleriyle iddiaları çürütmek yerine, dilediği her şeyi yapabilme yetkisini halktan aldığı gibi şaşırtıcı bir inançla, Yargıyı ve mensuplarını halka şikayet ederek, hedef göstererek, hatta yabancı kişi ve kuruluşların yardım ve katkılarını sağlayarak, Türk yargısını etkileme niyet ve gayretine girmek suretiyle, açılan kapatma davasında lehe sonuç alma heves ve yöntemleri sıklıkla denenir olmuştur."

STRATEJİ TASLAĞI
Yargıtayın bildirisinde, bu açıklamanın asıl nedeni olan Yargı Reformu Strateji Taslağı ve bu taslağın Avrupa Komisyonunun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehne sunulmasıyla başlayan tartışmalara da geniş yer verildi. Yargıtayın bu yöndeki uyarılarına gereksiz karşılıklar verildiği belirtilen bildiride, "Kabulü mümkün olmayan böylesi bir taslakta, yürütme erkinin nasıl bir yargı erki yaratmak istediği gün ışığına çıkarılmıştır" denildi. Bu taslağın AB İlerleme Raporundaki eleştirilerle bile çeliştiği savunuldu.

BAĞIMSIZLIK SORUNU
Yargı bağımsızlığının takipçisi olunacağının belirtildiği bildirinin sonunda şu ifadeler dikkat çekti: "Sorgulamak gerekmektedir ki; Tüm bu gelişmeler, ısrarlı bir biçimde ve sistemli olarak yargı erkinin bağımsızlığının hazmedilemediğini, tarafsızlığı sağlama adı ve aldatmasıyla yürütmeye yandaş, onu koruyup kollayan ve onun tarafından denetlenen bir yargının oluşturulmasının amaçlandığını belgelemeye yetmektedir. Hedeflenen budur! Ancak unutulmamalıdır ki insanlık tarihi, güdümlü bir yargı ile varlığını sürdürebilen, bireyini güvenli ve mutlu edebilen ve uygarlık yarışında başarılı olabilen hiçbir millet ve devlete tanıklık etmemiştir."


(nethaber)

     Bu bilgiye şu an için bir yorum yazılmamış, aşağıda ki formdan ilk yorumu siz yazabilirsiniz.


  Bu bilgiye Sizde bir Yorum Yapabilirsiniz !
Mesaj Yazan :
E-Posta Adresi :
Mesajı :
 
Onay Kodu: (bir üstteki 6 karakterlik rakamı bu alana giriniz)









Memur Oğlu Memur
Tam otuz iki yıl bir devlet dairesinde çalışmış, sessiz, sabırlı, uysal, razı, düzenli, dürüst, geçimli, ufacık-tefecik bir memur'u konu alan kitabı beğeniyle okuyacağınızı umuyoruz.




Sen insana ulaşmadan Allah’ı nasıl arıyorsun   Muhammed İkbal