Tarih : 21 Mayıs 2008, Çarşamba
Okunma Sayısı : 61
CHP lideri Deniz Baykal, grup toplantısındaki konuşmasında Başbakan Tayyip Erdoğanın Baykal, kin ve nefret duyuyor açıklamasına da yanıt verdi:
KAYMAK İŞLERİNİ BİLMEYİZ, KENDİ ÇEVRENE BAK: Bizim gündememizde tarımda yaşanan sorunlar, Tuzladaki işçi olümleri, ekonomide yaşanan tıkanma var. Bunlar bizim gündmimiz, iktidarın gündemi var bir de. Başbakan konuşuyor, onun gündeminde CHP ve Baykal var, başba bir şey yok. Sen işine bak. Sana ne, kendine bak. CHP hergün halkın içinde, Baykal hergün halkın içinde. Ben etrafımda koruma ordusuyla dolaşmıyorum. Etrafımda devletin güçleri yok. Tek başıma her yerde halkın içindeyim. Yok, kaymak tabakasıymış, biz o işleri bilmeyiz, sen bilirsin. Kendi çevrene bir bakıver.
BİZİM LÜGATIMIZDA KİN VE NEFRET YOK: Ben eşim ve iki torunumla orta halli Türk ailesinin yaşamını sürüyoruz. Kendi alışverişimizi kendimiz yapıyoruz, uşaklar, aşçılar etrafımızda dönmüyor. Sosyetik 7 yıldızlı otellerde, maaile, eşi dostu toplayıp devlet sırtından tatil yapmak bizim lügatımızda yazmaz. Arap şeyhhleriyle hediye teatti etmek bizim işimiz değil. Kinmiş ,nefretmiş, bana bunları yakıştırıyor. Bunca yıllık yaşamımda bir tek kişiye bile kin , nefret duymam. Lügatımda kin , nefret diye bir kavram yok.
SENİNLE TARTIŞMAM OLUR, DUYGUSAL TEPKİM SÖZKONUSU DEĞİL: Mücadelemizin gereğini yaparız, ama kin ve nefret duymam. Eğer kin ve nefret duysam, önce senden duymam gerekir. Yüzde 34 oy aldıktan sonra senin siyasi haklarının iade edilmesi gerektiğine, demokrasiye ve milletin iradesine saygım nedeniyle öncülük yapan ben değil miyim? Ne kini, ne nefreti? Yolun açık olsun. Seninle tartışmam olur, ama hiç kimseye kin ve nefret duymayız. Sayın Gül'e niye kin ve nefret duyayım. Arkadaşlığından mutluluk da duyarım. Hiçbir duygusal tepki sözkonusu değildir.
BAŞBAKAN ŞİMDİ GÜLÜN SEÇİLMESİNİ YANLIŞ BULUYOR: Ama Türkiye cumhuriyetine cumhurbaşkanı seçimi noktasına geldiğimizde AKP gibi anayasal düzenle çelişkisi olan bir partinin çekirdiğinde yer almış üç kişiden birisinin Türkiyenin tarafısızlığını, anayasal kurumların işlerliğini sağlamakla yükümlü cumhurbaşkanılığı noktasına getirilmesi sözkonusu olunca, yanlıştır, demek benim görevimdir. Arkadaşlık, dostluk yaparım, ama Cumhurbaşkanlığı olmaz. Özel sohbetlerinde, cumhurbaşkanı seçiminde hata yaptık diyorlar. Geleceğe bakalım diyor. O da biliyor ki, hata yapılmıştır. Sana tuzak kurmadım, hataya teşvik etmedim. Anayasayı değiştirmeye kalktığında, yapma dedik. Şimdi, kurcalamayın diyor. Yanlış olduğunu görüyor.
EMİNE ERDOĞAN HATIRLATMASI: Davetti, resepsiyondu, gösterişti, nümayisti, bunlarda yokuz dedik. Beni ülkenin dış politika sorununu konuşmak için çağırdığında koştum, gittim. "Gel bir yemek yiyelim deyince muhtarların yemeğine gittim. Gitmedik diye Başbakan kin ve nefret diyor. Bunları söylemeden, aile meclisini toplayıp Çankayanın davetine gitmemek kin ve nefret yansıması mıdır? diye sorsaydı, acaba aile fertlerinden bir değerlendirme alsaydı aynı şeyi söyler miydi? diye düşünüyorurum. Ben ilkeden dolayı gitmiyorum. O cumhurbaşkanı oldu ben olamadım diye hazımsızlıktan kin ve nefretten gitmiyor değilim. Onlar oldu, biz olamadık diye gitmiyor değilim.
BAŞBAKANIN ESAS RAHATSIZLIĞI GEÇER AMA: Sayın Başbakan bir küçük rahatsızlık geçiriyor, geçmiş olsun. Bir an önce ayağa kalkmasını dilerim. Bu hastalıklar geçer. İnsan iç dünyasını kaptırmasın. Bir saptlantıya sürüklenmesin. bir iflah olmaz husumete, düşmanlığa, kızgınlınliğa nefrete kendini kaptırmasın.





Memur Oğlu Memur







