Tarih : 19 Mayıs 2008, Pazartesi
Okunma Sayısı : 55
Cumhurbaşkanı Gül, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu başkanlığındaki Türkiyedeki 60a yakın üniversitenin öğrenci konseyi başkanlarını Çankaya Köşkünde kabul etti.
Gül, konuşmasında, Türkiyenin geleceğinin gençler olduğunu ve Büyük Atatürkün dediği gibi gençlerin ellerinde yükseleceğini belirterek, her şeyin gençlere emanet edileceğini ifade etti.
Genç nüfus ne kadar iyi yetiştirilir, ne kadar vasıflı olursa Türkiyenin geleceğinin da o kadar parlak olacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Gül, bunun tersinden kaygı duyulacağını belirtti.
Cumhurbaşkanı Gül, 19 Mayısın Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunun ilk adımı olduğuna ve bu günün Atatürk tarafından gençlere armağan edilmesinin anlamına işaret etti.
Türkiyenin sürekli hamasetle güçlenmeyeceğini dile getiren Cumhurbaşkanı Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:
Hamaset, retorik... Sadece heyecanlı, hissi, abartılı konuşmalar yapmak...Türkiye böyle güçlenmez. Türkiye nasıl güçlenir? Gayet açık. Ekonomisi güçlü olacak, insanları ve ülke zengin olacak. Sadece zenginlik ekonomik zenginlik de değil.
Ekonomik zenginliğin işaretleri belli. Milli gelirimiz başka ülkelerle mukayese edilecek, fert başına düşen gelirler mukayese edilecek, refahı gösteren başka işaret var, onlarla mukayese edeceğiz ama şu açık ki eğer bir ülkenin ekonomisi güçlü ise halkı da zengin oluyor, ülke de tabii ki kendisini daha güçlü hissediyor. Ama sadece bu değil, bunun dışında bir ülkenin, bugünkü modern, küreselleşmiş, herkesin birbirinden haberdar olduğu ve herkesin birbirini takip ettiği dünyada güçlü olabilmesi için demokrasisinin de güçlü olması lazım. Demokrasi dediğimizde, bunun alt başlıkları da var. İnsan hakları, hukukun üstünlüğü, şeffaflık, herkesin hesap verebilirliği, kadın-erkek eşitliği, bunların altını doldurabilirsiniz. Bunların hepsine Türkçede yumuşak güç, İngilizcede soft power deniyor. Bir taraftan da bununla güçlü olacaksınız.
Bugün kendi aramızda birbirimizle üstünlük görmemiz veya kendi içimizde kendi kendimize rekabet etmemiz çok fazla bir şey ifade etmiyor. Rekabeti dünyayla ediyoruz, uluslararası ortamla bir araya geldiğimizde bu söylediğim göstergeleri yan yana koyduğumuzda eğer öndeysek o zaman başımız daha çok dik oluyor.
Cumhurbaşkanı Gül, gençlere şöyle seslendi:
Vaktinizi sadece konuşarak, demagojilerle, hamaset veya retorik, bunlarla geçirmeyin. Üniversite gençliği eğer vaktini böyle geçirirse Türkiyenin geleceğine yazık olur, hem de kendi geleceğinize... Onun için ne kadar çok çalışır, ne kadar çok okur, ne kadar çok düşünür ve ne kadar çok dışarıya açılırsanız, dışarıyı ne kadar çok takip ederseniz kendinize, ailenize ve Türkiyeye de o kadar çok katkı sağlamış olursunuz.





Memur Oğlu Memur







