Tarih : 04 Şubat 2008, Pazartesi
Okunma Sayısı : 351Gündemde yok parti kapatma, yok telefon dinleme-izleme, yok yargıya güvenilir güvenilmez tartışmaları vb. o kadar çok zorlama sorun var ki, kimse artık bu sorunların temel sebepleri ne? Neden ülkemizin bu kadar ciddi problemleri varken bunlarla uğraşıp ülke olarak vakit kaybediyoruz? Birileri insansız olduğu halde uzaya uydular fırlatıp binlerce km uzaktaki gezegenlerde laboratuar kurup araştırma yapabiliyorken bizim neden hala çöplerden ekmek toplayan vatandaşlarımız var, diye endişelenip kafasını kumdan çıkarmıyor?
Doğrusu bu olanları esefle izliyorum,
Ve soruyorum size: bu kadar kafa karıştırıcı sorunları, çözümsüzlükleri kim yaratıyor, kim tartışıyor? Toplumun yarısını oluşturan kadınlar bu karmaşada var mı?
İşte, neden sorunların çözümlenemediği, bir şeylerin hep yanlış gittiği ortada; çünkü has-ta-yı tek el-le a-me-li-yat et-me-ye çalışıyorlar…
Demek ki “erkekler arenası”nda işler an-cak bu kadar ko-ta-rı-la-bi-li-yor…
Ve yine soruyorum: Toplumun yarısı olan bizler ne yazık ki mecliste bile şu an yüzde kaçla temsil ediliyoruz? Neden il müdürlerinin onda biri bile kadın değil? Kaç tane sağlık müdürü, kaç tane milli eğitim müdürü, kaç tane emniyet müdürü kadın? Ya vali, belediye başkanı, ya da okul müdürü, kurum müdürü… Bir elin parmaklarını geçmez.
Bir kural mı var “kadınlar olamaz” diye? Kişisel hırslarla başkalarını ezip geçenler, makam ve mevkilerini kötüye kullananlar, dahası dünyada yaşanan sıcak ve soğuk savaşları da kadınlar mı yapıyor? Neden çekiniliyor? Anlam veremiyorum doğrusu.
Kamu yönetimlerinde kariyer yapmalarında baskıcı, jakoben bir anlayışla nitelikli olmak ölçüsüyle değil, yalaka, iki yüzlü, ehliyetsiz, bulunduğu konumu hiç de hak etmeyenlere bile erkek diye fırsat veriliyor, pek çok nitelikli bayan arkadaş hak ettiği halde tercih edilmiyor. Ve dahası…
İşte, ne yazık ki sorunların temelindeki sebep bu: Ülkemizde ve dünyada kadınlar, hep geri plana atıldı. -Tabiî ki kadınların bu arenada neden yeterince yer alamadığını sonraki yazılarımızda ayrıca tartışacağız.- Halbuki toplumun bütünüyle kalkınabilmesi için bireylerin önce sorunları benimsemesi, kadın-erkek demeden el ele sorunlarla ilgilenmesi ve çözüm noktasında gayret göstermesi gerekmektedir.
Toplum olarak sorunlarımız madem ki ortada, yıllardır aynı şeyleri tartışıp duruyorsunuz; ayrıca yok türbanla okunsun, yok okunmasın diye diye de kadınları da hem gruplara böldünüz hem de asıl sorunlarımızı görmezden duymazdan geldiniz. Bu durumda sorunları sadece tartışmaktan öteye gidemeyenlere seslenmek istiyorum: Evet, yeterince önde ve de söz sahibisiniz. Hadi, buyurun çözün sorunlarımızı. Bizler çocuklarımıza yaşanılası bir ülke bırakmak istiyoruz. Gördüğümüz manzara hiç hoşumuza gitmiyor ve bir kadın olarak diyorum ki:
Ya bu deveyi güdün ya bu diyardan gidin!…





Memur Oğlu Memur







